MAJI 06 – Ağustos 2008

 

Upanişadlar

 

Upanişad (Upanishad) sözcüğü, Upa (yakın) ve sad (oturmak) sözcüklerinin bileşiminden oluşur ve bundan da Upanişadların (gerçeğe, ustaya) ‘yakın oturanlar’, yani yalnız eriştirilmişler için gizli bir öğreti olduğu anlaşılır. Upanişadlar’a Vedanta da denir. Bazı kaynaklar da ise Sama Veda, dini gerçeğin en büyük tarafı olan Tanrı Bilgisi’ni işler ve kitabın bu kısmına Upanişadlar adı verilmiştir. Kelime anlamı olarak’Dizinin dibinde, bir öğreticinin dizinin dibinde’ anlamına gelen bir doktrin, bir hikmettir. Yine bu kelimenin diğer anlamı, yedinci yüzyıl tefsircisi Sahankara tarafından şöyle ifade edilmiştir: ‘Kişiyi cehalet bağlarından koparan ve en yüksek amaç olan özgürlüğe ulaştıran Tanrı bilgisi’ Upanişadların kaç tane oldukları bilinmemekle birlikte elde edilebilenler ancak 108 tanedir. Halen mevcut 108 Upanişad’dan 12 tanesi, Shankara tarafından ‘Brahman Sutraları’ adlı tefsir kitabında güvenilir şekilde tanıtılmıştır.

 

1- Katha Upanişad Ölümsüzlüğün sırrı; kalbin arınması, derin düşünme ve insanın manevi aleme dönük gerçek Ben’inin (Atman) Tanrı (Brahman) ile aynı varlık olduğunu idrak etme yoluyla bulunabilir. Çünkü, ölümsüzlük Tanrı’ya ulaşmaktır.

 

2- Isha Upanişad Dünyadaki hayat ile, ruh alemindeki hayat, birbirine zıt şeyler değildir. Çalışma hayatı Tanrı Bilgisi’ne zıt bir yaşantı değildir, aksine tutkusuz olarak yapılan her faaliyet, bu bilgiye ulaşmak için vasıtadır. Diğer taraftan, terk ve feragat, egodan, bencillikten terk ve feragat etmelidir. Yoksa hayattan değil. Çalışmanın ve feragatın amacı, içteki Atman’ı ve dıştaki Tanrı’yı tanımak ve onların ayniyetini idrak etmekitir. Atman, Tanrı’nın kendisidir ve Tanrı herşeydir.

 

3-Kena Upanişad Tabiata ve insana ait her faaliyetin ardındaki kudret, Tanrı’nın kudretidir. Bu gerçeği bilmek, ölümsüz olmaktır.

 

4-Prasna Upanişad İnsan; hayati soluk, düşünce, duyular ve hareketlerden müteşekkül bir varlıktır. Bu unsurlar, Atman’dan zuhur ederler ve eninde sonunda, bir akarsuyun denize karıştığı zaman kaybolması gibi, Atman’a karışarak ortadan kaybolurlar.

 

5-Mundaka Upanişad Çeşit çeşit olan nesneler, sadece Tanrı’nın tezahürleridir. Bu sebeple, sadece nesneleri tanımak yeterli değildir. Aynı şekilde, insanların bütün faaliyetleri de sadece evrensel yaratılış seyrinin safları olduklarından dolayı; sadece faaliyet göstermekte, yeterli değildir.Bilge kişi, bilgi ile hikmet arasındaki farkı ayırt edebilmelidir. Bilgi, nesnelere, faaliyetlere ve ilişkilere ait bir şeydir. Hikmet ise; Tanrı’ya ait bir şeydir; ve O, daima bütün nesnelerin, faaliyetlerin ve ilişkilerin ötesindedir. Yehane hikmet, O’nunla birleşmektir.

 

6-Mandukya Upanişad İnsan hayatı, uyanıklık, düş görme, ve düşsüz uyku durumları arasında süregelir. Bunula beraber, bu üç halin ötesinde ‘Üstün Şuurlu Görüş’ adı verilen dördüncü bir durum vardır.

 

7-Taıttırıya UpanişadCehalet içindeki bir insan varlığını, gerçek Ben’i (Atman) kuşatan maddi kılıflarla hüviyetlendirir. Bu kılıfların ötesine ulaşan kişi, saf mutluluk olan Tanrı ile bir olur.

 

8-Aıtareya UpanişadEvrenin kaynağı, idame ettireni ve sonu olan Tanrı, varlığın her safhasına iştirak eder. O; uyanan kişi ile uyanır, rüya gören kişi ile rüya görür ve derin uykuda uyuyan kişi ile uyur; lakin kendisi bu üç durumun da ötesindedir. Onun gerçek mahiyeti, saf şuurluluktur. ( Bu tecrübe ruhun üç halinin ötesinde ve onlardan tamamiyle farklı ‘dördüncü bir durum’ olarak gösterilir. Bu hal, Hallac-ı Mansur’un Ene-I Hak dediği Vahdet durumudur.)

 

9- Chandogya UpanişadTanrı herşeydir. Evrende var olan bütün görüntüler, duyular, arzular ve işler Tanrı’dan zuhur ederler. Fakat bütün bunlar sadece isim ve şekillerdir. Tanrı’yı tanımak için, kişinin kendisi ile kalbinin derinliklerinde gizli olan Tanrı’nın aynı Varlık olduğunu idrak etmesi gerekir. Kişi, ancak bu şekilde bütün ızdıraplardan ve ölümden kurtulur, her bilginin ötesindeki cevher bir olur.

 

10- Brihadaranyaka UpanişadAtman her şeyden daha azizdir. Herşey ancak O’nun sayesinde azizdir. Atman, her fani mutluğun menşeidir. Kendisi ise saf mutluluktur. İyi veya kötü hiç bir faaliyet, O’na tesir etmez. O, duyunun ve bilginin ötesindedir, lakin bilge kişinin düşüncesinin ötesinde değildir.

 

11-Kaılvalya Upanişad İnanç, ibadet ve tefekkür yoluyla kendi gerçek benini idrak eden bilge kişi, yeniden doğuş ve ölüm çarkından, ızdırap çarkından kurtulmuş olur.

 

12-Svetasvatara Upanişad Tefekkür sanatı öğrenilebilir, ancak gerekli nizamlara göre çalışmalıdır. Maya ile birleşerek, bu evreni yaratan, idame ettiren ve yokeden; varlığın bütün şekillerinin ötesinde, sıfat ve faaliyetten münezzeh evrensel Tanrı ile aynı varlık olan şahsi Tanrı’yı idrak etmek, sadece bu yolla mümkündür.

Hindu tanrısı Shiva'nın, ateşten halesi evrenin ritmini simgeliyor. Bu ateş Hindu'ların aydınlık simgesi olan nilüfer çiçeği kaidesinden kaynaklanmakta. Shiva bu dansı, cehaleti simgeleyen yaratığın üzerine basarak yapıyor.