MAJI 11 – Eylül 2009

 

PERU

Zeynep YİMSEL

Güney Amerika'nın batı kıyısında yer alan bağımsız bir Latin Amerika ülkesi.Peru’da M.Ö. 1200 yıllarından, M.S. 1532 yılına kadar çeşitli medeniyetler gelip geçmiştir.Chavin ,Chimu ve İnka diye bilinen bu dönemlerin sonuncusu olan İnka medeniyeti kıtada ve ülkede en tesirli olanıdır.Peru'yu İnkaların elinden alan  Conquistador Francisco Pizarro, Peru'yu zamanın İspanya Kralı beşinci Carlos'a şöyle tarif etmişti: "O kadar güzel bir ülke ki, sizi temin ederiz, İspanya'da bile takdir görür!" Ancak 1826 yılında Peru bağımsızlığını ilan etti. Böylece Amerika kıtasındaki İspanya İmparatorluğu çöktü.

 

Dünyanın en yüksek rakımlı gölü olmakla ünlenen Titicaca'nın bulunduğu Puna şehrinde, İspanyollar'ın etkisi az da olsa devam ediyor, ancak İnka etkisi daha ağır basıyor. Puna, deniz seviyesinden yüksek rakıma gelip de hastalanan insanların gömüldüğü turist mezarlarıyla dolu. Yükseklik ve basınç farkına alışmak gerçekten zor. Güneş Tanrısı Manco Capac ve kardeşi Mama Ocilo'nun bu gölün sularında doğduğuna ve İnka Hanedanı'nı kurduklarına inanılıyor. Bu nedenle göl, İnka halkı için çok değerli. Dünyanın bu büyüklükteki en yüksek gölü olmasının yanı sıra üstünde küçük yerleşimler olan yüzen adacıkları ile ünlüdür. Bu adacıkların istilacılarından korunmak için bulunan bir yerleşim şekli olduğu sanılmaktadır.  Geleneksel yaşam biçimleri ile gurur duyan bu insanlar, günümüzde de karaya yerleşmeyi reddetmektedir.Bu bölgeye özgü “Totora” adı verilen bir sazlık bitkisinin gövdesinden yaralanılarak inşa edilen bu yüzen adaların üstünde basit kulübeler yer alır. Yerleşim yeri olarak kullanılan bu adacıklar aynı zamanda balıkçılık amaçlıda kullanılmaktadır. Puna sokakları İspanyol Kültürü ile İnka kültürünün ufak bir kasabada buluşmuş halini yansıtıyor. Burada bulamayacağınız tek şey, Amerikan kültürü.  İnsana Peru'da olduğunu hatırlatan bir başka şey de, renkler. Bu ülkedeki elbiseler, tabelalar, kumaşlar hep parlak ve canlı renkler kullanılarak yapılmışlar. Güneşin çocukları her yerde adım adım izlerini bırakmışlar ama özellikle de Urubamba nehri çevresinde yer alan kutsal vadiyi bir oya gibi işlemişler. Bu bölgede Chincheros, Urubamba, Ollantaytambo gibi yerleşim yerleri bulunuyor. Her birinde güneşin çocuklarının oradan geçtiğini gösteren yapılar var. Tapınaklar, su kanalları, kaleler, tarım terasları, tuz madenleri?   İnkalar, Şehirlerini ve kalelerini çoğunlukla And Dağları'nın yüksek kesimlerdeki dik ve sarp yamaçlarına inşa etmişlerdi. İnka şehirlerinin mimarisi hala bilimadamlarını şaşırtmaktadır. Şehirlerdeki taş merdivenler tüm şehri ve taş evleri ve taş dini binaları geçerek şehirlerin en yüksek noktalarına kadar ulaşmaktadırlar.

 

Bu yapılardaki devasa taş bloklar o kadar hassas ve düzgün bir şekilde birbirlerine birleştirilmiştir ki aradan binlerce sene geçmesine rağmen bugün bile aralarına bir jilet dahi sokmak olası değildir.İnkalar korkusuz birer savaşçı olmalarının yanı sıra çok vahşi bir cezalandırma sistemine sahiptiler. Eğer bir kişi hırsızlık yapar, Sapa'nın eşiyle ya da bir Güneş Bakiresi ile seks yaparsa uçurumdan atılır, elleri kesilir, gözleri oyulur ya da açlıktan ölünceye kadar asılırdı. Dolayısıyla cezalıların çoğunun ölümle cezalandırıldığı bir toplumda hapishaneler gereksizdi.Peru'da kayıtdışı ekonomi göze çarpar. illegal ekonominin en önemli öğesi koka ağacıdır. Bu bitkinin yaprakları başta yerli halka zevk ve tamamlayıcı besin olarak hizmet eder. Zira bu bitkinin çiğnenmesi açlık, yorgunluk, soğuk ve yükseklik hastalığı duygularını bastırır.Bu bitkinin ekim alanı yaklaşık 121.000 hek. tutar.  Koka ekiminin yaklaşık  % 85'i illegal üretimde kullanılır. İllegal ihracattan elde edilen gelir, legal olanı fazlası ile geçer.CUSCOİnka mitolojisinde “Güneşin Kutsal Kenti” olarak geçer ve İnka medeniyetinin doğduğu yer olarak kabul edilir. İnka mitolojisine göre Tanrıların çocukları olarak kabul edilen ilk İnka İmparatoru Manco Capac ve eşi Titicaca gölündeki iki ada da yeryüzüne indikten sonra, And Dağları arasındaki bu yere gelerek bu medeniyeti kurmuşlardır. Başınız dönmeden ve bölgenin o mistik ruh haline kapılmadan Aguas Calientes'e ulaşmayı başarabildiyseniz dünya harikası olmaya aday bir yere adım atmanıza çok az kaldı demektir: Machu Picchu'ya! Machu Picchu bugüne kadar çok iyi korunarak gelmiş olan bir İnka antik şehridir. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni  Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir.

 

And Dağları 'nın bir dağının zirvesinde, 2.360 m yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuştur. Şehir, İnka'lı bir hükümran olan Pachacutec Yupanqui tarafında 1450 yılları civarında inşa ettirilmiştir. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları işgal ederken sık dağlar arasında kalmış bu şehir, istilacılar tarafından fark edilmemiş ve bu sayede zarar görmemiştir.Machu Picchu 200 den fazla, merdiven sistemiyle birbirne bağlı olan taş yapıdan oluşur.Şehrin 3000 basamağı bugün hala gayet iyi durumdadır.Yüzyıllar öncesinden günümüze kalan bu görkem karşısında şaşırmamak, büyülenmemek olası değil. Güneşi, ayı, dağı, kısaca doğanın sunduğu tüm güzellikleri kutsal saymış bu toplum, yaşamını güneşe göre organize etmiş. Dolayısıyla gökyüzünü gözlemlemiş, şaşılası hesap incelikleriyle ekinoksları saptamış, güneş saatleri yaratmış. Doğaya karşı çıkarak değil, doğaya uyum sağlayarak, onun kalp atışlarını dinleyerek yaşamayı başarmış. 'Biz yaşamı ödünç aldık' diyecek bilgeliğe erişmiş.

 

Bir de Nazca Çölü var ki insanı hayrete düşürüyor.Nazca Çizgileri, Güney Peru'daki Nazca Çölü'nde bazı canlı biçimlerini ya da çeşitli geometrik biçimleri betimler tarzda yere çizilmiş, bazıları kilometrelerce uzunlukta olan çizgilere verilen genel addır.İlk Nazca çizgisi 1926'da keşfedilmiştir. Bunları kimin, ne zaman çizdiği bilinmemekle birlikte, 12. yüzyıldaki İnka uygarlığından eski oldukları kesindir. M.Ö. 200 ile MS 700 arasında tarihlendirilmektedirler. Bazılarının takvim ya da gökbilimle ilişkili olduğu, bazılarının ise doğa ayinlerinin bir parçası olarak yapıldığı sanılmaktaysa da, ne amaçla yapıldıkları hakkında kesin bir veri elde edilememiştir. Bölgenin aşırı kurak iklimi, bu çizgilerin bugüne değin bozulmadan kalmasında yardımcı olmuştur. Nazca çizgilerinin yüksekten bakılmaksızın muntazam bir şekilde çizilmeleri, kimilerine göre, olanaksızdır.

 

Nasıl Gidilir ?

 

Peru'ya giriş noktanız Lima şehri olacaktır. Lima'ya ise Miami üzerinden gidebilirsiniz. Böylelikle THY'nın bağlantısız Miami uçuşunu kullanarak oldukça önemli bir zaman kazanımı sağlamış olursunuz. Miami Lima arasında ise başta American Airlines olmak üzere çeşitli havayolu firmaları bağlantı sağlıyor.

 

Nerede Kalınır?

 

Ekonomik ve de Peru'nun zengin kesiminin günlük yaşamını daha rahat gözlemleyebileceğiniz Miraflores bölgesinde villalar arasında yer alan küçük otellerden birini seçebilirsiniz. Mesela Villa Molina'yı. (Tel: 01-440-4018 Adres: Calle Teruel 341, Miraflores?Lima) Cusco'da otel seçenekleriniz çok çeşitli olmamakla birlikte yerel dokuyu çok daha güzel yansıtabilecek seçenekler sunuyorlar. Söz konusu oteller arasında size 'Evet, işte Peru'dayım!' dedirtebilecek bir yer: El Balcon (Tel: 236738). Çiçeklerle bezeli, kademeli bir bahçe içerisine kurulmuş, keyifli anlar sunan hoş bir otel burası. Ollantaytambo 'Kutsal Vadi' içerisinde en fazla kalma seçeneği sunan yerleşimlerden biri. (Tel: 204044, Adres: Ventideiro 248 Ollantaytambo) Aguas Calientes'de oteller, tek anayol ve aynı zamanda da tren yolu olan 'Avenida Imperio de Los Incas' üzerinde yer alıyor. (Tel: 211065). OtellerLima : Boulevard / Jose Ant-Exe / ColonAmazon : EcoamazoníaOllantaytambo : Pakaritampu / San Agustin Recoleta Cusco : Amerinka / Best Western / Munay WasiPuno: Casa Andina Class / Royal Inn / Eco InnLa Paz : El Rey Palace HotelArequipa : Casa Andina Classic / SonestaNazca : Hotel Majoro

Şaman, zihin-uzayında kendi kaynağıyla nasıl yeniden bağlantı kurulacağını öğrenmiş olan egodur...

 

Jim Dekorne