MAJI 05 – Haziran 2008

 

Meditasyon

(Mustafa Büyüközer, 2001-Dövüs Sanatları)

Meditasyon, insanın kendi öz enerjisini tanımaya yönelik hoş bir serüvendir. OLMAK anlamını keşfetmektir. Meditasyon anı; tüm hareketlerin, duyguların ve düşüncelerin son bulmasıdır.

 

Meditasyon, aslında bedensel, düşünsel tüm seviyelerde hiçbir şey yapmaksızın, bütün aktivitelerinizin durduğu ve sadece varolduğunuzu anladığınız andır. Gevşemenin her hali meditasyonun bir parçasıdır. Eğer özbenliğinizin rahatsız edilmesine izin vermeden, gevşemenin farkında olabilme devresine ulaşırsanız, zihinsel ve bedensel bazı  açılımlara girmek üzeresiniz demektir.  Varlığınızın bilincine ererek ve daha sonra günlük yaşantınızın içindeyken bile merkezi dinginliğinizden ayrılmadan meditasyonu sürdürebilirsiniz. Meditasyon, eylemlerin karşısında olmak değil gözleyen olabilmektir.Gözlem, beraberinde farkındalığı getirir. Farkındalık, bedensel, zihinsel ve tüm olan-biten hakkında anlayışımızın sınırlarını genişletecektir.  Yaşadığımız boyuta odaklanabilir ya da duyularınızı kısıtlayarak içsel benliğinize dönebilirsiniz.    Kendinizi ve özellikle bilincin farkındalığını engelleyecek tüm takıntılardan kurtulmak gerekir. Gözlemlemek, meditasyonun bir devresidir. Gözlediğinizin farkında olmak başka bir devredir. Bu devreler sistemi, üste doğru ilerler. Artık bundan sonrası, farkındalığın farkında olmaktır. Bu aydınlanmadır. Bu aynı zamanda insanı gölgelerin arasından çıkararak aydınlanmış bir kişi haline getirir. Sürekli mutluluğun halidir.     Gözlediğiniz herşey sizi gözlemeye başlar. Farkında olduğunuz herşey sizin farkınızda olur. Çünkü özünde herşey titreşim halindedir. Çeşitli dalga boylarında ve frekanslardan oluşmuşlardır. Zaten beynimiz, bu dalga boylarını ve  frekansları kimyasal tepkimelere dönüştürerek algılamaktadır. Aslında gördüğümüz,duyduğumuz,kokladığımız,tattığımız ve dokunduğumuz herşey belirli bir titreşime ve frekansa sahiptir. Meditasyon, duyularımızla algıladığımızı değil, frekansları-titreşimleri görerek farkında olabilmektir.

 

Bundan sonrası ise, meditasyon için herhangi bir yerin önemi kalmayacaktır. Her an meditasyon halinde olabileceksinizdir. Meditasyon bir yoldur. Zahmetli ve kendinizle baş etmek zorunda olduğunuz bir yoldur. Fakat sonunda ışığın ve huzurun olduğu, mutluluk verici bir yoldur.

Hindu tanrısı Shiva'nın, ateşten halesi evrenin ritmini simgeliyor. Bu ateş Hindu'ların aydınlık simgesi olan nilüfer çiçeği kaidesinden kaynaklanmakta. Shiva bu dansı, cehaleti simgeleyen yaratığın üzerine basarak yapıyor.