MAJI 04 – Mayıs 2008

 

Mayalar

Zeynep YİMSEL

Kurbanlarının kanıyla kıpkırmızı olmuş piramidin önünde halk toplandı. Sanrı görmesini sağlayan bir takım bitkisel ilaçlarla öbür dünyaya giden kral, yanardağda oluşan keskin taşlardan birini aldı ve penisini deldi ve sonra yaranın üstünü bir iple bağlayıp; kanın ağaç kabuğundan yapılmış bir kaba akmasını sağladı. Daha sonra bir ateş yaktı. Kabı ateşin üzerine boşalttı. Ateşten çıkan dumanlarla kral,atalarıyla konuştu ve haykırdı: "Savaş için hazırlanın,artık kan dökme zamanı".. dedi.

 

Mayalar, Kolomb öncesi Amerika'nın eski halklarından biridir. Maya Uygarlığı M.Ö.3000 ile M.S.1500 yılları arasında Meksika'nın güneydoğusunda yer alan büyük bir bölgede hüküm sürdü. Bu Uygarlık İspanyol işgaliyle sona erdi. Günümüzde hala 2 milyona yakın Maya yerlisi yaşamaktadır. Maya mimarisi oldukça önemlidir. Bu dönemde birçok piramit inşa edilmiştir. Piramitlerden biri, 20 metre yüksekliktedir ve içinde 2 hücre şeklinde mezar vardır. Bu mezarda hükümdarın cesedi  ve cesedin çevresinde de hükümdara öbür dünyaya yolculuğu sırasında arkadaşlık etmesi için kurban edildiği sanılan birçok insan cesedi daha vardır. Hala tam olarak nasıl yaptıkları anlaşılamasa da Mayalar, gezegen ve yıldızları doğru olarak takip edebilmiş, Güneş takvimini kullanmış, yılın 365 gün olduğunu kabul etmiş sıfır sayısını bulmuş ve kullanmıştır. Ayrıca Dünya'nın 22 Aralık 2012'de büyük depremler yaşayacağını, büyük bir kısmının yok olacağını görmüşlerdir. İnka'lar,Maya'lar ve ardından Aztek'ler önceleri tek tanrı inancında,MU GÜNEŞ DiNİ'ne bağlıydılar. Bu dinde, Güneş'e insan kurban etmek gibi, Dünya tarihinin en vahşi uygalamaları vardı. İnanışlarına göre,toprağın verimini artırmak, doğayla barış yapmak,ruhlarla konuşmak gibi olaylar için  değişik ve süslü kıyafetlerle majik ayinler yaparlardı. Ancak sonradan dinleri yozlaştrılmış ve çok Tanrılı hale gelmiştir.Maya dünyası da birçok şamanist topluluk gibi üç katmandan oluşur: Cennet, yeryüzü ve yeraltı dünyası. Bu bölgelerin büyük kısmının bir araya gelerek kutsal gücü oluşturduğuna inanırlar. Gökyüzü, timsah benzeri bir canavar tarafından temsil edilir. Bu kozmik canavar, aşağıda yeryüzünde yaşayan soylu kurbanlarının üstüne doğaüstü kanını akıtarak yağmur yağdırır. Yeraltı dünyasına bazen Xibalba adı verilse de asıl Maya inanışında Xibalba, Maya krallarının trans halindeyken geçtikleri diğer dünyayla benzeşen gizemli bir yerdir.Aslında yeraltı dünyasına Xibalba derken,Maya'ların öldükten sonra gittikleri bir yıldızdan bahsedilir. Altın gibi parlayan bir yıldız. Aslında ölü bir yıldızın etrafını bürümüş bir nebula o. Altın gibi parlamasını sağlayan şey de bu. Maya'lar ona Xibalba derdi. Bu onların ölüler diyarıydı. Ölü ruhların yeniden doğacağı yer. Yakın bir zamanda,birgün patlayacak,yok olacak ve yeni yıldızları varedecek. Maya'ların ölüler diyarını simgelemek üzere.. Ölü bir yıldız seçmeleri ne kadar da şaşırtıcı. Bir yaratma eylemi olarak ölüm...

 

Efsaneler bize,yaşamın doğduğu yer olan dünyanın merkezinde inşa edilmiş,kutsal bir piramitten söz eder. Orada çok özel bir ağaç yetişir."İlk Ata".İlk insanın ta kendisi. Dünya'yı meydana getirmek için kendini feda etti. Karnından çıkan şey ise "Hayat Ağacı".Vücudu ağacın köklerine dönüştü. Kökler yayıldı ve yeryüzünü biçimlendirdi. Ruhu yükselen ve gökyüzüne biçim veren dallara dönüştü. Geriye kalan tek şey İlk Ata'nın başıydı. Çocukları göklerden ona tutunarak, Xibalba'yı meydana getirdiler. Oldukça yakın bir zamanda,Xibalba ölecek. O patladığında,sen yeniden doğmuş olacaksın. Çiçek açacaksın. Ve ben yaşayacağım. Merak etme. Neredeyse başarıyoruz. Derler ki,her kim o ağacın özsuyundan içerse ebedi bir hayata kavuşur. İncil de bunu tasdik eder. Genesis'e göre,"Aden Bahçesi"nde iki ağaç bulunmaktadır. "Bilgelik Ağacı" ve "Hayat Ağacı".Adem ve Havva tanrıya itaat etmeyip, "Bilgelik Ağacı"nın meyvesinden yediğinde RAB onları bahçeden çıkardı ve "Hayat Ağacı"nı sakladı. ( The Fountain 2006 ) Jaguar, inanışlarına göre; tanrılara eşlik eden ruhtur, yeryüzünün tanrısıdır. Maya'lar yaradılış öykülerine 'Popol Vuh' adını verirler. Yapan ve Şekil veren, Kukulkan ve Kasırga.

" Sessizlikte çalışan ve sadece Sessizliğin ifade edebileceği Evrenin Hakimi adına, güneşin doğduğunu ve gölgelerin kaçtığını beyan ediyorum...

 

" Hermetic Order of the Golden Dawn, Neophyte (ilk dereceye giriş) İnisiyason Ritüelinden(1)

 

Bir gün uykuya dalsan ve rüya görmeye başlasan, seni hiç uyandırmasalar sen yaşadığın, gördügün herşeyi gerçek sanmaya başlarsın...