MAJI 18 – Şubat 2011

 

Manga & Anime

Murat Aydın (daraske.com)

Manga Japonların çizgi roman için kullandıkları sözcüktür.19. yüzyıl boyunca Manga kelimesi özel olarak, üzerinde karikatürler bulunan ağaç bloklarını, özellikle de Hokusai Katsushika'nın 1819'da yayınlanmış olan ve öğrencilerinin kullanması için kendisinin çizdiği taslak, çizim ve karikatürlerini adlandırmakta kullanılmıştır. Hokusai çizdiği taslakları iki Çince karakterin ["man" (kaygısız, ilgisiz) ve "ga"(resim)] birleşiminden oluşan “manga” kelimesiyle tanımlamıştır.Son yıllarda görsel pop kültürün geleceğiyle ilgilenen herkesin dikkatini çeken japon çizgi romanları, Japon kültürüyle ve Japonya'nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşadığı zor koşullu dönemle iç içe geçmiş durumdadır. Bu dönemde Japon çizgi romanı bir tür evrim geçirmiş ve çok farklı türler ortaya çıkmıştır.

 

Komedi, aşk, macera gibi türlerin yanı sıra terimlerle hitap edilen türleri de vardır, örneğin Shônen; Erkekler için yapılmıştır, genelde iyiyle kötü arasındaki kanlı savaşı anlatır , Shôjo ‘ da  ise genelde konu aşka dayanır, mangalarında çizimleri farklıdır ve gözler normalden de büyük olur, genelde sevimli karakterler kullanılır. Ergenlik çağındaki kızları hedef alır. Chibi (Super Deformed) , ya küçük çocuklar için yapılmıştır ya da komedi unsurudur. Mecha en çok tutulan türlerden biridir. Robot tasarımları büyük önem taşır , eğer robotunuz seyirciler veya okuyucular tarafından beğenilmezse eseriniz berbat demektir. Echi’ de  ise  Garip espriler, aşırı olmamak kaydıyla sapıklık vardır. Günümüzde sıkça takip edilen türlerden biri de  Hentai. "Adult Anime" olarak da adlandırılır. Cinsellik ağırlıklıdır, genelde "18 yaş ve üstü" uyarısı olur. En çok para yapan sektörlerdendir.Amerikan çizgi romanlarıyla aralarında çok az benzerlik vardır. Mangaların en büyük farkları, çok sayıda sayfaya sahip olmalarıdır. Amerikan çizgi romanları genellikle 30-50 sayfa kadar basılırken, Japonya’da haftalık bir çizgi roman dergisi yaklaşık 400 sayfa olarak basılmaktadır.Anime ise Japon animasyonlarına verilen özel bir ad. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Osamu Tezuka’nın (Japonya’da “Manga Tanrısı” olarak bilinir) sinemasal anlatımı mangalara ve daha sonra da animelere uygulaması animelerin hem niceliksel hem de niteliksel olarak gelişimini sağlamıştır.

 

Animeler, genel olarak üç temel motif üzerine kurulur: kıyamet, değerlerin ters yüz edilmesi ve geçmişe özlem. Dünyanın sonunun, fiziksel ve ruhsal çöküşün anlatıldığı kıyamet temalı animeler en çok bilinen anime örnekleridir.    Animelerde kıyamet temasının çok kullanılmasını, Japon insanının II. Dünya Savaşı’nı ve sonrasını dünyanın sonu telakki edişinin kültürel yansıması olarak görmek gerekir. Akira ve bir Siberpunk örneği Ghost in the Shell bu tarzın en çok bilinenleridir. İkinci olarak en çok karşımıza çıkan, gerçeklik algısının bölünmesi, kimlik (ya da kimliksizlik) problemi, ahlaki ve toplumsal değerlerin geçici olarak ters yüz olması gibi temalardır. En önemli filmlerinden biri Japon popüler kültürünün bir eleştirisi niteliğindeki Perfect Blue’dur. Grave of the Fireflies gibi ağıt niteliğindeki, genel olarak savaşı konu edinen filmler de tematik açıdan en çok karşımıza çıkan üçüncü tarz filmleri oluşturur.

 

Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde bu videoları satan dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla bu anime videolarını "Manga" adı altında sattıkları için günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak adlandırıyorlar. Türkiye'de bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu video'ların birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere kökenli bir şirketin yapıyor olmasıydı.1993 yılında kurulan Manga Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın sahibi olduğu Island Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya taşınmıştır.

 

Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını, karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez bir şekilde ispatlamıştır. Uzun boylu olma isteği de Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa olsun tüm      ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır.Başka nedenler de var. Bunlardan biri de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular sığdırabilirsiniz.Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmekteler. Mesela Spirited Away filmi hem 2003 yılında en iyi animasyon dalında Oscar kazanmış hem de 2002 yılında dünyanın en büyük film festivallerinden olan Berlin Film Festivali'nde en büyük ödülü kazanmıştır.

“Özgürlüğe doğru bir milim olsun ilerleyebilmek istiyorsak, dünya vizyonumuzu ters yüz etmemiz gerekir. Bu muazzam bir çaba  alacaktır. Buna rağmen, daha büyük  bir mutluluk yoktur. Benliğinin sonsuzluğunda fethedeceğin bu bir milim, olaylar dünyasındaki okyanusları yutabilir.

 

dreamer