MAJI 18 – Şubat 2011

 

İZGESEL GÖZLER Luke Brown’un Sanatı

Interview & Translation : David Yates, Leyla Karahan H., ESD

Luke Brown’ın düşsel sanatı, varlığımızın daha ileriki boyutlarına açılan bir kapı. Yaratıcı imgelemin kanatları üzerinde süzülen Luke’un, turumuzun ortak bellek alanı içerisinde gelişen daha derin bir aydınlanma sürecinin  aracısı, kahini ve geri bildirimcisi olduğu düşünülüyor.

 

Luke, kendi içsel deneyimine benzersiz ve gerçekci bir biçim ve karakter vererek, tüm toplum adına Şaman (shaman)’ın, büyücü doktorun, arketipik rolüne bürünüyor. Bilgilendirilme yoluyla ve  içinde titreşen  derin benlik ötesi enerjileri anlaşılabilir bir dile yaratıcı bir şekilde tercüme ederek;  şekiller, titreşimler, esinlenmeler ile bilincin kendi şekilsiz ve eş zamanlı  arketipik boyutunda var olan farkındalıklar arasında bağlantı kuruyor.Bu ‘tin’in  gizli defineleri gibi, görünür şekle doğru anda betimlenebilmek için keşfedilip, formüle edilip, var edilmeyi bekleyen; zamanın dışında var olan bir boyut. Brown’un sanatı  kollektif bilinçaltının temeli olan, alan aracıyla  bir tür bilinç açılımını aynı anda hem yansıtıp hem de katalitik bir şekilde etkilemektedir. Luke"un zaman ve uzayın, kavramsal zihnin ötesindeki simgesel iletilerin, insan ruhunda  kodlanmış olan  semantik simgesel gücün bir aynası olan yaratıcı çalışmaları, kalıcı ve büyüleyici... Luke’un sanatı inanılmaz ölçüde psikoaktif etkili; ruhu  ve duşsel-hayal gücümüzü uyarıyor, kimsenin değişmemesine olanak bırakmayan doğrudan bir deneyim.

 

Sanatçı mı  doğdunuz ? Herşey ne zaman başladı?

 

Ben sanatçı bir ailede doğdum. Annem kitapları basılmış, tanınan, çalışmaları Kanada Ulusal Galeri’de sürekli sergilenmekte olan bir fotoğrafcıdır. Babam, oldukça iyi bilinen bir folk müzik sanatçısıdır. Babamın grubu son 30 yıldır Kuzey Amerika’da çalan iyi gruplar arasındadır. Benim hayatım yıl boyunca yerleşik ev hayatı ve babamın müzik grubu ile birlikte yollarda  dolaşmak arasında geçerdi. Yaratıcı çalışmaların desteğiyle çevrelenmiş olmama rağmen, kendime sanatçılık yolunu seçebileceğim hiç aklıma gelmemişti. Sadece matematik ödevlerinin köşelerinde karaladığım çizimlerim vardı;  ta ki kaderimi belirleyen geceye kadar; kardeşim ve arkadaşları ile birlikteyken, yaratıcı potansiyelimi ortaya çıkaran dramatik bir uyanış! Kendini, karalama defterimin üzerine döktü. Hyperspace (çok boyutlu uzay-zaman bütünlüğü)’in sonsuz boyutlarının karmaşıklığının en uygun kanal aracılığıyla en eksiksiz şekilde tasvir etmenin,  kutsal bir ödev yada görevmişcesine bana verildiğini hissettim.

 

Sanatçıyı bütünleyen nedir?

 

Hayatımın her alanını bu ifade yoluna adamak benim için çok önemli, aynı zamanda kendimi, beni isteklendiren, olumlu, yaratıcılığa yardımcı olan türlü düşleme etmenleri ile çevrelemem, her anlamda beni esinlendirmekte… Günümün her bölumünü en iyi anlatımın dışavurulabilmesi için en fazla  zamanı temin etmeye ayırıyorum. Yılımın buyuk bir bölümünü Bali’de geçiririm. Bana göre bir sanatçı cennetti ! Parçası olduğum renkli kültürün tercümesini yapabileceğim; çok boyutlu perspektife sahip insanlarla birlikte olup, kendimi ifade edebileceğim bir ortam. Bu ortamın ruhu evren, bilim, ve kültüre dayalı olduğu için kendimi bu ortama çok yakın hissediyorum. Sanatım üzerinde de açıklayamayacağım kadar etkisinin olduğunu söyleyebilirim. Hiç bir şekilde, yaratıcı fikirlerimden ödün vermeme neden olabilecek, başka bir yerde yaşayabileceğimi düşünmüyorum.

 

Size gore sanatçının sosyal değişim üzerinde önemli bir rolü var mıdır? Nasıl ve neden?

 

Tarihin bu aşamasında , sosyal ve psikolojik sorumluluğun önemli olduğunu düşünüyorum. Dunyaya değerli birşey sunmak icin başka bir nihilist, ruhsuz ve egosuyla  ateşlenmiş saldırıya ihtiyacımız yok.  Bizleri dünyaya ve birbirimize fayda getirmeye  teşvik eden bir kriz dönemi içerisindeyiz. Bizler insan şeklinde yeniden yaratılmıs tanrısal varlıklarız. Bu yüzden kendimize bunu hatırlatacak, ruhlarımızı güçlü kılan ve yücelten birşey sunalım. Bizler yaratılıştan ayrılması mumkun olmayan kollektif “bellek/kalp”leriz. Bizler kendi hayal gücümüzün       ürünleriyiz. Kendimize yetki verip yaratan olma, sorumluluğu üzerimize aldığımızda değişimi sağlayabilmek için daha fazla güç toplamış oluruz.

 

Size ne ilham verir? Bize, size ilham vermis olan gercek bir hayat deneyiminizden örnek verebilir misiniz?

 

Benim yaratıcı sürecim, ruhani ve ayinsel bir hareketin içerisinde kalarak, kendi en üst potansiyelimin farkındalığı ile yolculuğuma devam etmek ve de bu yolda yürümek. Ben ruhani,  gizemli dünyanın miraslarından ilhamımı alırım. Ayrıca bu anlatılanların yanı sıra, Kuantum biliminin bu geleneksel kültürü modern laboratuar koşullarında inceleyebiliyor olmasından da etkileniyorum. Öyle bir zaman ki, bu çok derin kültürlerin doğruluk değerleri günümüz bilimi tarafından da onaylanmıştır. Ben sonsuz sevginin kalbin derinliklerinden geliyor olmasının ilhamını yaşıyorum. Yoga egzesizlerime ciddi anlamda dikkatimi veriyorum, aynı zamanda  bu kural meditasyon icinde geçerli. Benim enerji seviyemi, sağlığımı ve çekim alanımı yüksekte tutabilen süper gıdalarla besleniyorum.

 

Ruhani dünyanız sanatınızı nasıl etkiliyor? Sanatsal ifadeniz deyemimlerinizden mi yoksa hayal gücünüzden mi geliyor?

 

Eserlerimin çoğu hissettiklerimi, gördüklerimi elimden geldiği kadar detaylı bir biçimde aktarmaya çalıştığım iç deneyimlerin birer yansımasıdır. Çok fazla planlama yapmam gerekiyordu bunları yapabilmem için, son yıllardaki çalışmalarımda Photoshop’u kullanıyorum, ana imajin üzerinde oynadıktan sonra çıktısını alıp tuval üzerinde boyama yapiyorum. Bu şekilde zamandan kazanıyorum ki; bu benim için evrimsel bir olay. Daha öncede söylediğim gibi bir medyumun kesinliğini ortaya çıkarma durumu. Görüntüler elimden geldigi kadar net olmalı… Tarihin bir döneminde kurşun kalem teknolojik gelişmenin zirvesi olarak nitelendirilmişti..

 

Bize gelecekteki planlarınız hakkında ne söyleyebilirsiniz? Sırada ne var?

 

Bu yılın sonunda Rusya, Havaii, İngiltere, Romanya ve Yunanistan’da gösterilmek üzere planlanmış sergilerim var. Alex Grey ve ekibi tarafından, şu an ki çalışmalarımı kapsayan bir kitap üzerinde çalışıyorum. 2012 yılının başında kitabımın çıkmasını bekliyorum. Bu yüzden bizi izlemeye devam edin...

“Özgürlüğe doğru bir milim olsun ilerleyebilmek istiyorsak, dünya vizyonumuzu ters yüz etmemiz gerekir. Bu muazzam bir çaba  alacaktır. Buna rağmen, daha büyük  bir mutluluk yoktur. Benliğinin sonsuzluğunda fethedeceğin bu bir milim, olaylar dünyasındaki okyanusları yutabilir.

 

dreamer