MAJI 17 - Kasım 2010

 

LiquidRoss - Röportaj

Elif Sezer Daley

Müzikle profesyonel olarak ilgilenmeye ne zaman başladınız?

 

On dört yaşında bir grupta bas gitar çalmaya başladığımdan beri aktif olarak müzikle uğraşıyorum.

 

Psy-trance ile ilgili ilk hatıralarınız neler?

 

Sanırım ilki Bath’taki bir pubdaki parti, sonra Juno Reactor’un Killing Joke mix’i  ve Kent ve Goa’daki TIP ve Ahimsa partilerini hatırlıyorum. Ama ilk kez aklimi başımdan alan 1998’de, Ivor’daki bir Dragonfly partisiydi, bu partiden sonra ortamı bırakmadım.

 

Liquid Ross adı nereden geliyor?

 

Liquid tayfasının içerisinde yer almam ve adımın Ross olması… Önce öyle bir isim taktılar,  daha sonra da 2001’de Astral Phoenix parti tayfası, adımı parti tanıtım ilanlarında  Liquid Ross olarak basarak ebedileştirdi.

 

Liquid Records’un kısa tarihçesi?

 

Liquid Djems James ile üniversitedeyken sık sık öğrenci birliğimizdeki  ve Kent’teki depo partilerine gidiyorduk. Sonrasinda Goa’ya ve Güney Afrika'ya yaptığımız bir kaç seyahat, bunun üzerine eklenen bir ses sistemi ve bir iki psychedelic fon ve pat diye Liquid doğdu. Önce çeşitli türlerin çalındığı Pazar partileriyle başladı, bundan kısa bir süre sonra 2000 yılının yazında  da devasallaşarak epik bir psychedelic outdoor  canavarına dönüştü. 2005’te işleri iyi bir seviyeye getirdikten sonra bu işi daha ciddiye  ve bu türü başka kitle ve dinleyicilere götürebilmek için  plak şirketini kurduk. Ama hala ilk köklerimiz ve titreşimlerimize sağdığız.

 

İlk kez sahne aldığınız etkinliği hatırlıyor musunuz? Sizi bu işe ilk teşvik eden ne oldu?Sanırım ilk plak döndürüşüm  Rochester, Kent’te üniversite öğrenci birliğinde, Stone Roses, Inspiral Carpets, Jesus Jones gibi eski tarz indie çalışım oldu. Fakat ilk techno-trance setim 1998’de Chillum Tribe depo partisinde oldu. Record decklerimi lerimi ödünç alıyorlardı ve eğlence olsun diye benim de dj’lik yapmamı istediler, çok sağlam bir set oldu ve beni zaman zaman tekrar çağırdılar. Doğru düzgün mix yapmayı öğrenmem  bir kaç yıl daha aldı.

 

Psychedelic ortamı farklı kılan nedir sizce?

 

Son derece  komunite  ve sanat üzerine kurulu bir ortam, güdüsü sadece bütün gece dans etme isteği değil. Pek çok kişi müziğin ne olduğuna aldırmıyor, daha çok bu ortamın deneyimi ve benzer görüşlü, kendine özgü insanlarla biraraya gelmekle ilgileniyorlar. Evrensel  bağlantılı bir oluşum söz konusu. Hayranlık duyulası birşey.

 

Bugünkü psy ortamı nasıl değerlendiriyor sunuz?

 

Bazı yönleri değişmekte,  bir yandan da değismeyen yanları var. Londra’da kluplerde sigara içme yasağı çok şeyi değistirdi. Fakat dünya çevresindeki psy topluluğu çok başarılı bir şekilde büyüyüp gelişiyor, aynı zamanda güçlü Goa kökleri hala sağlamlığını korurken yeni tarz müziklerin ortaya çıkmasıyla ortamı canlandırıyor .

 

DJ’lik yaptığınız etkinliklerde başınıza gelen en komik şey ne oldu?

 

Gereğinden çok daha fazla şey oldu. Bir keresinde DJ’lik yaparken uyuya kalıp altıma kaçırmıstım, daha pek çok komik şey oldu tabii.

 

DJ olarak beğendiğiniz başka isimler var mı?

 

Dick Trevor, Celli Earthling, DJ Moon, Dave Seaman, D-nox, Slater ve Geo from Tribal Vision.

 

Bu sıralar nerelerde çalacaksınız, planlanan partiler var mı?

 

Pek çok... Londra’da yeni yılda The Orb, Man With No Name, Logic Bomb, Eat Static gibi isimlerle aynı partide çalacağım. Aynı zamanda gelecek yıl Doğu Londra’da Liquid Electro adlı bir gece düzenlemeye başlıyorum.Hazırladığım  toplama bir trans albümü olan ‘Alpha Omega’ da Şubat’ta piyasaya girecek. Bunlardan başka 2011’de Mexico’da, Brazilya’da, Fas’ta, Fransa’da, İtalya’da ve daha başka bir takım yerlerde çalmam planlandı.

“Özgürlüğe doğru bir milim olsun ilerleyebilmek istiyorsak, dünya vizyonumuzu ters yüz etmemiz gerekir. Bu muazzam bir çaba  alacaktır. Buna rağmen, daha büyük  bir mutluluk yoktur. Benliğinin sonsuzluğunda fethedeceğin bu bir milim, olaylar dünyasındaki okyanusları yutabilir.

 

dreamer