MAJİ 10 – Ağustos 2009

 

Kuantum nedir?

Yazı dizisi, Ulaş Gülyurt

Konuşarak anlaşıyoruz, bu da "dil bilim"in bizim için önemli olduğu anlamına gelir. O zaman sözlük ne diyormuş bir  bakalım... Türk Dil Kurumu kuantumu, bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri, olarak tanımlıyor. Eğer fizik veya matematikle uğraşmıyorsanız "alt değer kümelerinden biri" tamlaması pek bir anlam ifade etmesi beklenemez. O zaman biz de alt değer kümesini "bütünün parçaları" ve "bütünün kendisi"  olarak adlandırabiliriz.  Yani elimizdeki sözcükleri sadeleştirirsek, tanımı bir  "durum" veya "hal" olarak kabul edebiliriz. Tıpkı "evde oturmakta olduğun durum" gibi. Konuyu biraz açalım, elimizdeki fiziksel terimleri biraz anlaşılır hale getirmeye çalışalım; Burada dalga:), mikro (küçük) taneciklerin (elektron, proton v.b.) bulunduğu yer, hızı ve enerjisi hakkında bize bilgi veren matematiksel bir fonksiyondur. Aslına bakarsanız kuantum fiziği için yapılan deneyler genellikle direkt olarak deneylenmez ve bu yüzden "diğer" olaylarla ilişkiyi direkt olarak ortaya koyan "dalga fonksiyonu"nu taneciğin nüfus cüzdanı olarak düşünebiliriz. Bize aradığımız "şey" hakkında bilgiyi veren de dalga fonksiyonu değişiklikleri veya verdiği tepkilerdir. Fonksiyon ise, içerdiği değişkenler değiştikçe değişen nicelik olarak isimlendirilebilir. Örneğin bir pastayı çikolatalı veya muzlu yapabilirsiniz, ya da çok çikolatalı veya az çikolatalı... sonuç pastadır ama aynı özelliklere sahip pastalar değillerdir. Peki kuantum fiziği nedir?....bu sorunun cevabı basitçe "küçük tanecik fiziği" olarak verilebilir. Ama neden küçük tanecik ve büyük tanecik fiziği birbirinden ayrı?  Yada ayrı mı?...Aradaki temel fark, kuantum fiziğinin temelinde olasılık yatar,klasik fizik ise determinizme (olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması) dayanır. Ancak aradaki ilişki de bir o kadar ilginçtir; Kuantum fiziğinin limit durumları( hesaplanan hızın ışık hızı değil de arabanın hızı olması gibi...) klasik fiziği verir ki bu da kuantum fiziğinin en sağlam destekçisidir.

 

19. yy. sonlarına doğru fizikçiler "mevcut" fiziğin sonuna geldiklerine inanıyorlardı. Ancak  daha sonra yapılan bir takım deneyler, klasik (mevcut) fiziğin yetersizliğini ortaya koymaya başladı. 30 yıl kadar süren bir arayış sonunda kuantum fiziğinin temelleri atılmaya başlandı. Oluşan yeni fiziğin fiziksel açıdan tanımı,mikroskopik sistemleri (elektron, atom v.b.) matematiksel nesneler (dalga denklemi) cinsinden tanımlayan ve matematik nesneleri fiziksel içeriğe dönüştürmek üzere bir dizi kurallar veren bilimsel bir yöntemdir....devamı gelecek sayida....

 

Not: Gelecek bölüm bu kadar sıkıcı olmayacak (söz!)......

Yine de bir giriş yapabilmemiz bizi daha keyifli alanlara götürecektir...

görüşmek üzere…

Eğer algının kapıları temizlenseydi herşey insana olduğu gibi görünürdü, sonsuz.Çünkü insan kendisini kapattı, ta ki tüm şeyleri mağarasındaki dar çatlaktan görene dek...

 

William Blake