MAJI 12  - Kasım 2009

 

Karadelikler

Yazı:Ulaş GÜLYURT

Herhangi bir şeyi görmemizin “nedeni” ışığın o şeyden yansıyarak gözümüze gelmesidir........

 

O halde ışık o “şey”den yansımazsa ne olur?.... karadelik,(black hole:).... bunun bir anlamı da, eğer bir karadelikle yanyana! durabilirseniz onu göremezsiniz. Karadelikler yıldız evriminin bir parçasıdır...... yıldızlar da her şey gibi doğar, büyür ve ölür. Bizim ilgilendiğimiz bölüm ise, son , yani ölüm:)Karadelikler en basit açıklamayla çok yoğun ölü yıldızlardır. O kadar yoğunlardır ki gelen ışığın “kaçmasına” izin vermezler. (Nasıl yani?... bir cisim ışığı nasıl hapseder?)Bir yıldızı hayatta tutan iki kuvvet vardır; içe doğru olan kütle çekim kuvvetine karşılık yıldızın çekirdeğindeki demir atomlarının birbirini itmesiyle oluşan elektriksel Coulomb kuvveti. Eğer kütle çekim kuvveti Coulomb kuvvetini yenerse elimizde ilk yıldızımıza oranla daha yoğun olan bir nötrön yıldızımız olur... nötron yıldızlarında ise kütle çekimine karşı koyan “kural” Pauli’nin dışarlanma ilkesidir (aynı özellikli, aynı spinli parçacıklar bir arada bulunamaz). Son olarak kütle çekimi bu sorunu da aşarak bir karadelik oluşturur. Katilimiz, kütle çekim kuvvetidir. Yıldızı, patlayan bir balon gibi (...madde miktarı değişmeden...), “çökertir”. Sonuçta oluşan “şey” öylesine (ölesiye) yoğundur ki, uzay-zaman da bükülmeye neden olur.   İşte bu bükülme bir çesit dipsiz(?) kuyu gibi düşünülebilir. İçeri giren ışık (foton taneciği) dışarı çıkamaz.

 

Gelin biraz da bilim-“kurgu” yapalım:)... ya “O” kuyunun bir sonu, dibi varsa.... karadeliğin uzay-zamanı bükmesi, hiper-uzayda bir solucan deliği oluşturuyorsa... yani oluşan geçit ile evrenin başka bir noktasına hiç zaman harcamadan (...içeride? zaman kavramı yok!!??...) gidebiliyorsak.......

 

Temel olarak genel görelilik teorisi solucan eliklerinin varlığını, beyaz elikler(....karadeliklerin tam tersi olan beyaz deliklere hiçbir madde iremez, yalnız karadeliğe düşen maddeler çıkabilir) ve karadelikler arasındaki bağlantı olarak doğrulamaktadır.

 

Bu tüneller başka evrenlere yada evrenin değişik noktalarına açılıyor olabilir.Karadeliklerin merkezinde hacim sıfır olduğu için yoğunluk sonsuzdur, kısacası merkezde müthiş bir elektrikli süpürge sürekli vakum yaratmaktadır. Bu vakum “herşeyi” yok eder, buna uzay-zaman değişkenleri (...saniye, konum...) de dahil. Bildiğimiz tüm “kavramları” kaybederiz (tanıdık geldi mi:)

 

Ama solucan deliklerinde seyahat etmemizin önündeki bir kaç küçük sorun bulunmakta; giriş noktası olan karadeliğin merkezindeki tekillik noktası ve bunun antisimetriği olan çıkış noktası, mikroskopik (çok küçük) büyüklüklerdedir. Ayrıca ortaya çıkan bu “açıklıkların” var olamaya devam edebilmeleri için negatif büyüklükte basınç gerekmektedir.Teorik de olsa, böylesine muhteşem bir bilginin varlığı insanoğlunun uzay-zaman algısının ne kadar da “zavallı” olduğuna işaret ediyor.  Biz sürekli olarak “çevremizi” sınırlı algılar ve bunlara bağlı olan sınırlı düşüncelerle yargılarken, aslında her şeyin farklı olabileceğini öğreniyoruz.

Hangi uzak yarlarda ya da hangi uzak göklerde

Kurban edildi gözlerindeki ateş?

Hangi kanatlar erişebilir ona?Hangi el kavrayabilir ateşi?

Ve hangi güç ve hangi beceri Bükebilirdi kaslarını yüreğinin?

Ve, yüreğin çarpmaya başladığında,Hangi dehşetli el ve hangi dehşetli ayaklar?

 

william_blake