MAJI 06 – Ağustos 2008

 

Kaktüs

 

İşittim ki, Kuehuayyo isimli çok can bakışlı bir Kızılderili delikanlı yaşarmış. Henüz yeryuvarlağının arkası, önünden habersiz, henüz yeryuvarlağının altı, üstünden habersiz zamanlardan söz ediyorum.Atakama isimli çölün kıyısındaki dağlarda yaşarmış bu delikanlı, yanlış aklımda kalmadıysa. Kuehuayyo'nun bir günden ötekine, bir tepeden ötekine işi, reisin tatlı gülüşlü kızı Pasankana'ya çiçekler toplamaktı. Büyüklerinin And adını verdiği dağlarda kimsenin bilmediği göllerin kıyısında, vadilerin gölgelerinde gölgesinde oynarlardı. Oynadıkça büyüdüler. Oynadıkça aşkı öğrendiler. Oysa Pasankana'nın babası kızını kabiledeki başka bir delikanlıyla evlendirmek istiyordu. Bu düşünceyi öğrenen sevgililer kaçtılar. Dağlara, gündüz, kimsenin bilmediği vadilere, gece yıldızların arkasına saklandılar. Saklandıkça korktular, korktukça yoruldular. Sonunda, kovalayanlar kaçanlara yetiştiler. Kimse sonsuza değin kaçamaz! Kuehuayyo, dağın kayalık gövdesinde bir oyuk açtı ve Pasankana'yı oraya sakladı. Ama kalabalık bekliyordu; kimse sonsuza değin saklanamaz! İki sevgili birer kaktüse dönüştü ve birbirlerini korumaya aldı.Bolivya'nın İnka Huasi Adası, boyu sekiz metreyi bulan kaktüsleriyle tanınıyor.

 

doğa savaşçılarından

Yeni İmgelem

 

Ayaklarım gözümün gördüğü yere giderken, Ellerim başka bir rüyayı şarj ediyor beynime...

Bu gün burada varoluşum, İsteklerimin ve arzularımın ötesinde, Arayışımın tünellerindeki küçük kafaların gözlerindeki boşlukta gizli...

 

Olmadığım bir zamandaki Şimdiyi yazıyorum.

 

omagi