MAJI 06 – Ağustos 2008

 

BOĞULAN TARİH - Hasankeyf

Zeynep YİMSEL Haziran 2009

Dicle'nin kıyısında  kayalara oyulmuş upuzun vadi içinde, insanlığın ilk yerleşim merkezlerinden biri olan  Hasankeyf yüzyıllar boyu medeniyetleri barındırdı. Dicle Nehri boyunca sıralanan höyüklerde neolitik ve kalkeolitik dönem bulgularına rastlanıyor ki buralar için 12 bin yıllık tarihe sahip olduğundan söz edilebilir.`Hasankeyf bizi, mağara devri sakinlerinin başkenti olduğuna inandırmakta.

 

Emeviler, Hamdaniler,Mervaniler, Abbasiler, Artuklular, Eyyübiler gelmiş geçmiş. İran ve İç Asya, Mezopotamya, Roma ve Bizans kültürleri orada buluşmuş. Ona bağlılık yüzyıllar boyu sürmüş. Hiçbir medeniyet, kendinden öncekine saygısızlık etmemiş. Her yapıya yenilerini katarken, kendinden birşeyler bırakırken hep güzel bir kent yaratmayı amaçlamışlar. Böylelikle arkeolojik kazılarda  ortaya çıkan üst üste medeniyet katmanları, mezapotamyanın incisini; Hasankeyf'i yaratmış. Açığa çıkan yapılarının çoğunluğu, üzerinde yükseldikleri gelenekten yararlanmış. Her biri kendine özgü yapılandırmış bu kenti. Şimdi ömrü  50 yıl olan bir baraj için yüzyıllık tarihimiz yokoluyor. Tarihimize sahip bile çıkamıyoruz. Hısn Keyfâ melikesi kentini, fethe gelen Halid bin Velid'in eline hiç savaşmadan teslim etmiş, böylece kenti yıkımdan kurtarmıştı. Ilısu Barajı'nın yükselmesiyle birlikte Hasankeyf Kalesi, Kelha Aladoni, Baraşa, Beçın, Dudere, Asutari, Bera kaleleri ve Süleyman Peygamber Kalesi; yirmi altı oyma mağara bölgesi, üç büyük tarihi han; Hasankeyf'in de içinde olduğu otuz yedi yerleşim birimi su altında kalacak. Elli yıl sonra, Dicle Nehri'nin bu bölgeleri bir çamur çölü olacak. Hasankeyf ne ilkti ne de son.. İzmirin SAĞLIK TEMALI EXPO 2015 etkinliğine aday olmak için yaptığı çalışmalarda "sembol" olarak SU PERİSİ seçilirken,  suyla varolmuş , 1800 yıllık tarihi olan, Anadolu mozaiğinin en güzel parçalarından , Allianoi'yi su uğruna yok ediyorlar. Dünyanın en büyük ve en sağlam kalabilmiş, içinde sıcak suyu aktif olan  Roma ılıcası  Allianoi'de. Allianoi, İ.Ö. 2.yüzyılda kurulmuş ve Roma döneminde Sağlık tanrısı Asklepios'a adanmış.Antik Roma köprüsünü takip eden yolun hemen altında , mermer mozaiklı nişinin içinde, 8 metre yerin altında nymphe (su perisi). Ancak bu tarih de Yortanlı Barajının sularıyla çamura dönüşecek.Ya Zeugma! 2300 yıllık tarih, baraj sularıyla yutuldu. Antik kent 2300 yıllık tarihi boyunca bir deprem, bir yangın, bir de savaş geçirdi. Ancak hiçbiri Zeugma'yı yok etmedi.

 

Kent, Helenistik dönemin önemli bir ticaret merkeziydi.Antakya'dan Çin'e uzanan ipek yolu Zeugma'dan geçmiş , Samsat'dan ırmak yoluyla ticaret yapılmış, IV. Garnizon burada konuşlandırılmış , tüccarlar  kente yerleşmiş ve Fırat manzaralı teraslara villalarını yapmışlar. 80 bin kişilik nüfusuyla Zeugma , dünyanın en büyük kentlerinden biri haline gelmişti.Kentteki Akropolün üzerine kader tanrıçası Thyke’nin bir tapınağı yapılmıştı. Bu tapınak halen toprak altında.Zeugma’nın asıl önemi, kazılarla ancak küçük bir bölümü ortaya çıkarılabilen Roma Villaları ve bu villaların tabanlarını süsleyen mozaikler.  Sadece A bölgesi kazılarında gün ışığına çıkarılan mozaiklerin alanının 1000 metrekareyi bulması, Zeugma’nın tam anlamıyla bir mozaik kenti olduğunu ortaya çıkarıyor..Zeugma kazılarında ortaya çıkarılan  mozaikteki kadın figürü ; yer tanrısı GAİA! Gaia mitolojide, içinden tanrı soylarının çıktığı ilk element olarak kabul ediliyor.  Gaia, hiç bir erkek element yardımı olmaksızın, çevresini saran Gök'u (Ouranos) ve Dağlar'ı, deniz unsurunuun kişileştirilmiş erkek şekli olan Pontos'u doğurdu. Gök'ün doğuşundan sonra , Gaia O'nunla birleşti ve böylece sahip olduğu çocuklar, artık basit elemanter güç olmaktan çıkarak, tam anlamıyla birer tanrı oldular. Biz insanlarsa teknoloji dediğimiz canavarla onları yokettik ve yolumuza halen devam etmekteyiz.Bu üç kent sadece en ünlü antik kentler. Oysa ki ülkemizde baraj sularıyla yok olmaya terk edilen; Seyhan Baraj Gölü’nün suları altında Augusta Antik Kenti , Ilısu Barajıyla Hasankeyf , Munzur'da yapılacak barajlar silsilesi, Bergama'da yapılacak olan baraj, Gökova Körfezi'nin eşiğindeki tarihi İncekemer Köprüsü'nü yutacak olan Çine Çayı Barajı,Munzur Vadisi ve çevresine yapılacak olan 8 baraj ve hidroelektrik santral ve  suya gidecek yüzlerce arkeolojik yerleşim birimi..Şu anda ülkemizde yapımı süren, bitip bitmeyeceği belli olmayan 107'si büyük olmak üzere, 335 baraj inşaatı var. Bu haliyle ülkemizin akarsuları bir barajlar mezarlığı gibi.Bu ülke çok yakın geçmişte; doğal coğrafik şartlarla oluşan Peri bacaları için "bu taşları buraya nasıl koymuş eski insanlar" diyen Kültür Bakanlarıyla yönetiliyor.

Yeni İmgelem

 

Ayaklarım gözümün gördüğü yere giderken, Ellerim başka bir rüyayı şarj ediyor beynime...

Bu gün burada varoluşum, İsteklerimin ve arzularımın ötesinde, Arayışımın tünellerindeki küçük kafaların gözlerindeki boşlukta gizli...

 

Olmadığım bir zamandaki Şimdiyi yazıyorum.

 

omagi