MAJI 19 – Ağustos 2011

 

Astroloji ve Psikoloji

Yazı: Elif Sezer Daley

 ‘Evrenin yorumlanmasının varlıkların içini ve dışını, maddeyi ve zihni içermediği sürece – pozitif bir yorum dahi olsa -  tatmin edici olmaktan uzak kalacağını fark etmenin zamanı geldi. Gerçek fizik, bir gün, dünyanın tutarlı bir resminde insanın kendi bütünlüğüne ulaşmasını sağlayacak olandır.’

 

— Pierre Teilhard de Chardin (İnsan Fenomeni)

 

Günümüzün Batı kültüründe insanlar kendilerine ve geleneklerine gitgide yabancılaşıyorlar. Bir şeylerin eksik olduğu hissi ortaya çıkabiliyor, psikolojik geleneklerde insanın özünün kesin bir tanımı ise halen imkânsız. Yakın zamanda psikologlar bunu, kendilerinden daha büyük olan, farkındalığın insanı huşu içinde bırakan özünün eksikliği olarak açıklamışlardır. Son yıllarında hümanist psikolojiyi ortaya çıkaran isimlerden Carl Rogers mistik bir olgunun mevcudiyetinden ve duyumsanmasından bahsetmiş, diğer insan odaklı yazarlar ise iki insan arasındaki derin bağlantının ilişkisel derinlik anlarına atıfta bulunmuşlardır.Bu, bir odadaki iki insan arasında olan biteni tamamen bilimsel çerçevede açıklamak ve kuramlaştırmak için yeterli değildir. Freud’un gözde örencisi Jung, psikoloji, din, mit ve arketipler arasındaki bağlantıyı keşfetmiş ve insanların kendilerini ve çevrelerini anlamalarına yardımcı olan antik yollar ile modern (20. Yüzyıl fikirleri) kişilik bilimine göre insan olmanın anlamını bir araya getirmiştir. Astroloji psikologu olan Arroyo, ‘Astrolojinin modern insanın refahına katkı sağlayabileceği şey, insanın doğal dünya ile birliği ve evren ile birlik içinde olması hissidir’ der. Modern insanın doğadan ayrılması ve kozmos ile bağlantılı kimliğinden koparılması da neden astrolojinin geçerli bir bilim veya sanat olarak kabul edilmek için önce ‘kanıtlanması’ gerektiğini de açıklamaktadır.

 

Muhtemelen yaşam hakkında daha fazlasını keşfettikçe, yaşamın birçok alanını ve birçok ideolojik disiplini bir bütün haline getirecek fikirlere varmaya eğilimli olacağız. İnsanın işleyişini anlamaya çalışan bilim olan psikoloji,  herhangi bir bilim gibi, verileri belirli ‘gerçekleri’ ispatlamak adına tedavi odasında yaşananlar üzerinde çalışarak toplamaktadır; ancak nihayetinde neden tedavinin işe yaradığı konusuna ilişkin tek bir fikir yoktur – tedavinin genellikle müşteri ve danışman/psikoterapist arasındaki ilişkiye dayalı olan verimliliğine katkı sağlayacak faktörler vardır. Bilimin incelediği parçalara değil, bütüne bakmak gereklidir. Ekopsikologların öne sürdüğü üzere günümüzde yaşanan ekolojik kriz, kısmen insanın bilimsel bilgiyi erdemin rehberliği (sistemin bütünün simbiyotik doğasına ilişkin anlayış) olmaksızın kullanmasına atfedilebilir.  Örneğin, kurumsal tedavilerdeki hızlı sonuç alma telaşı, psikiyatristleri önce konuşma tedavilerini düşünmektense ilaca başvurmaya iter.  Bu yüzden Arroyyo insanlara yardımcı olmak ve insanları yaşadıkları dünyaya bağlantılı hale getirmek için alternatif bir yol olarak astroloji ve psikoloji arasında bir sentez kurulmasını teklif eder; astrolojinin insanın kişiliğini inceleyen bilimde muhtemelen eksik kalan bir öğeyi – insan zihninin işleyişinin anlaşılması için daha ‘bilimsel’ olan herhangi bir çalışma yöntemi kadar geçerli olarak kabul edilebilecek farklı bir harita sunduğunu öne sürer.

“Özgürlüğe doğru bir milim olsun ilerleyebilmek istiyorsak, dünya vizyonumuzu ters yüz etmemiz gerekir. Bu muazzam bir çaba  alacaktır. Buna rağmen, daha büyük  bir mutluluk yoktur. Benliğinin sonsuzluğunda fethedeceğin bu bir milim, olaylar dünyasındaki okyanusları yutabilir.

 

dreamer