MAJI 05 – Haziran 2008

 

Addıs Ababa

 

Mavi Nil'in kıyısındaki yemyeşil Addis Ababa, bilinmezliklerle dolu Etiyopya'nın şaşırtıcı güzellikteki başkenti.

 

Afrika kıtası, Akdeniz kıyılarında yer alan ülkelerin tanınmışlığını saymassak, bilinmezlerle dolu bir yer. Etiyopya, tarihsel, kültürel ve arkeolojik zenginlikleriyle farklı bir platformda değerlendirilmesi gereken ayrıcalıklı bir ülke !Eski Roma ve Mısır uygarlıklarını hariç tuttuğumuzda Etiyopya; tüm Afrika kıtasında tarihsel geçmişi, mitolojisi, renkli dinsel seromonileri, festivalleri ve doğal zenginlikleri ile ilk sıralarda yer almaktadır.Eski adıyla Habeşistan olan Etiyopya'nın 80'li yıllarda dünya medyasında yer aldığı şeklinden çok farklı bir hale geldiği tartışmasız bir gerçektir.. Ülkenin yeşillliği, iri muz ağaçları ve palmiyelerle dolu yemyeşil florası karşısında bildiğiniz Afrikanın kurak izlenimini bir kenarı bırakmanız gerekmekte... Bu nedenle burayı keşfetmenin en iyi yolu yürüyerek gezmektir. Addis Ababa'da krater gölleri mutlaka görülmesi gereken yerleri, Zuqualla Dağı gölü, Wonchi Gölü ve Debre Zeit yakınındaki krater gölleri başlıcalarıdır. Bunların yanında kaplıcaları'da size farklı bir Afrika deneyimi yaşatacaktır.

 

Kiliselerin yoğun olduğu ve prehistorik döneme ait kalıntıların bulunduğu Lalibela ve Tiya kültürel anlamda görülmesi gereken yerlerden. 2500 mt.ye kurulu kent Bolivyanın başkenti La Paz dan sonra dünyanın en yüksekteki 2. başkenti olma özelliğini taşımaktadır. Okaliptüs ağaçlarıyla süslü şehir 1886 yılında soyu Saba Melikesi soyundan gelen imparator 2. Menelik'in eşi imparatoriçe Taytu Betul tarafından yeni hanedanlığın yeni şehri olarak seçilmiş ve yerel Amhara dilinde "yeni açan çiçek" anlamında Addis Ababa adını almıştır.

 

İlk insan kalıntılarının da olduğu ulusal müze insanlık tarihi açısından da görülmesi gereken bir çok kalıntı ve bilgilerle doludur. 1974 yılında bulunan 3.2 milyon yıllık babannemiz olarak düşünülen bir Hominid mumyası'nın hikayeside oldukça ilginçtir. Mumyanın çıkarılışı sırasında Beatles'ın ünlü "Lucy in the Sky with Diamond' şarkısının çalıyor olmasından dolayı "Lucy" olarak adlandırılan bu mumya dünya tarihi ve bu müzeyi diğerlerinden farklı kılma açısından önemli bir yere sahiptir. Afrikanın en büyük çarşılarından olan Marcato atlanmaması gereken bir yer. Afrikanın ruhunu tanımlayabileceğiniz çeşitlilikte olan bu çarşı, Etiyopya'nın ve Afrikanın aslında ne kadar zengin ve renkli olduğunu bir kez daha kanıtlar gibidir... Etiyopya şemsiyeleri ve tropikal iklim meyvaları etiyopyanın heryerinde bulmak mümkündür.

 

Tüm bunların dışında Etiyopya genel olarak en önemli özelliği UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası olarak ilan ettiği yerlerin sayısı açısından Mısır'ı ve tüm Afrika ülkelerini geride bırakmış olduğunu unutmamak gerekir.

Hindu tanrısı Shiva'nın, ateşten halesi evrenin ritmini simgeliyor. Bu ateş Hindu'ların aydınlık simgesi olan nilüfer çiçeği kaidesinden kaynaklanmakta. Shiva bu dansı, cehaleti simgeleyen yaratığın üzerine basarak yapıyor.